BİZ NE İZLEDİK..
Hafta sonunu Dumlupınar Stadında maç izlemekle değerlendiren nadir Kütahyalılar dan birisiyim. Kızımla birlikte stadımızdaki yerimizi aldık. 14 yaş altındaki gençlerimizi stada çekmek için düşünülmüş harika bir girişimdi. Bir hayli çocuğumuzda babaları ile maça geldiler. Maksat Kütahyaspor sevgisini minik kalplere aşılamaktı. Amaç güzel ama sonuç pek iç açıcı değil maalesef.
Öncelikle stada gelen kişilere birkaç sözüm olacak. Herkes sizin gibi hezeyanını küfürle dile getirmiyor. Sizler binlerce insanın olduğu yerde sokakta başkasına edemeyeceğiniz küfürleri gençlerin çocukların ve bayanların olduğu yerde hoyratça savuramazsınız. Yanımda oturan beyefendiyi uyarmak isterken onunda çocuğu ile maça geldiğini gördüm. O çocuğun babasının küfürleri savururken ona bakışını görmenizi isterdim. Babasından utandı resmen. Şimdi kendinizi benim yerime koyar mısınız. Kendi evladının terbiyesiyle ile alakasın olmayan bir kişiyi nasıl ve neden uyaracaksınız ki.
Gelelim maça. Bir önceki hafta Muş’ta alınan mağlubiyetin ardından Teknik Direktör Hakan Hoca bir hayli iddialı konuşmuştu. Bu konuşmalar ve bu mağlubiyetin sadece bir kaza olduğunu düşünen tüm spor severler stada geldi ama ilk yarı ortaya konulan performans Muş Spor maçını aratır haldeydi. Birbirinden kopuk halde oynayan futbolcular, her hafta olduğu gibi bu hafta akıl almaz şekilde yapılan pas hataları, futbolcuların sahanın 1 metrelik alanına toplanması ve orada kör dövüşüne girmeleri. Bir önceki köşe yazımı alın okuyun bu hafta da aynısı aynı şekilde tekrarlandı. Kes kopyala yapıştır yapsak inanın iki haftada sergilenen oyunun arasında hiçbir fark yok. İddialı yönetim, iddialı bir teknik heyet fakat bu konudan bir hayli uzak bir futbolcu topluluğu. İlk 4 haftadan aldığımız, çıkardığımız sonuç bu. Yedek kulübesinde Hakan Hoca sinir krizi geçirirken sahadaki futbolcular bu krizi daha nasıl büyütebilir onun peşinde sanki.
Geçtiğimiz hafta bizi evinde yenen Muş Spor bu hafta Bursa deplasmanında sahaya çıktı. Ligin zirvesini ve de bizi de yakından ilgilendiren karşılaşmadan gol sesi çıkmadı ve her iki takımda ligin zirvesinde puan farkını açamadı. Futbol adına her iki takımda bir şeyler sergilemeye çalışırken bu maçta sahada biz olsak ne yaparız diye düşünmedim değil. Hem Bursa hem de Muş temsilcileri şampiyonluk maçına çıkar gibi istekli ve arzulu oynarken biz neden her sene başında lige tutuk başlıyoruz. Kendi evimizde oynadığımız karşılaşmalarda rakiplerimizi boğup gol şov yapmamız gerekirken neden her karşılaşmanın son dakikalarında sinir krizleri tamamlıyoruz. Karşılaşmayı sadece 3 ciddi atakla tamamladık. Rakip ise maçın sadece son 3 dakikasında o kadar atağı oldu. Acilen bir toparlanma ve tekrar şampiyonluk için kenetlenme zamanı. Kütahyalıları tribünlere çekmeyi düşünüyorsanız öncelikle sahada ortaya bir şeyler koymanız gerekiyor. Yönetim kapı kapı gezerek destek ararken, taraftarlar Dumlupınar da ya da deplasmana gelirken sizlerden tek bir istekleri var. Sahaya çıkın ve elinizden geleni yapın. Galip gelin yada berabere kalın. Varsayalım mağlup olun. Ama bizlere her şeyi yaptık ama olmadı dedirtin. Mücadelenizi görelim. Futbol oynamaya çalışan siz olun. Rakip isterse işi sertliğe ve çirkefliğe döksün. Kısacası futbolcu kardeşlerimizi sahada şuursuz değil ne istediğini bilen ve o uğurda savaşan sporcular olarak görmek istiyoruz.
Son sözümde taraftarlarımıza. Hava şartları ne olursa olsun. Bütün işlerini güçlerini erteleyerek stada koşuyorsunuz. Deplasmana akın ediyorsunuz. Keşke bu çabanıza tüm Kütahya ortak olsa. Maalesef biz Kütahyalılar olarak her ne kadar Kütahyaspor’u sevsek te skora bağımlı futbol severleriz. Bld. Kütahyaspor’u desteklememiz için illa ki galip gelmemize gerek yok. Tarihinde şampiyonluklar yaşamış Bursasporlular 3.lige düştük diye küstüler mi. 3.ligde maç izlenme rekorları kırıyorlar. Son Muş Spor karşılaşmasına 43 bin kişi geldi. Bu adamların bir maçlık stat gelirlerini biz bir senede elde edemiyoruz. Bir an için düşünün lütfen. Hınca hınç dolu bir Dumlupınar Stadını. Rakiplerini tribün baskısı ile boğan bir mavi şimşekler o rakibine acır mı hiç. Hayal değil ama bize şuan için çok zor bir kavram bu. Keşke dolu stada oynasak.
Saygılarımla…..

