SAHİP OLDUĞUMUZ BİRLİKTELİĞİ ÇATIŞMAYA DÖNÜŞTÜRMEMELİYİZ
Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam’ın katılımıyla Akademik Yılı Dersi Töreni düzenlendi.
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Amfi-2’de gerçekleşen etkinliğe, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin, İl Jandarma Komutanı J. Kd. Alb. Vedat Kültür, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Arif Özgür ve Prof. Dr. Ayhan Kahraman, GÜROK Yönetim Kurulu Başkanı ve İş İnsanı Rıza Güral, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Esin Güral Argat, dekanlar, il protokol üyeleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
- SERDAR ÇAM: TÜRKİYE KÜLTÜRDE, SANAYİDE SANATTA ÇOK İYİ DURUMDA ANCAK GİDİLECEK YOLUMUZ DA VAR
Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Dünyada ve Türkiye’de Diplomasi başlıklı konuşmasında “Kamu diplomasisini geleneklerimize uygun biçimde inşa etmeliyiz. Bu alanda sürecin doğası gereği zaman zaman bazı sorunlar yaşasak da sanayide, kültürde ve sanatta oldukça iyi durumdayız. Ancak daha gidilecek çok yolumuz var” diyerek başladığı konuşmasında şunları söyledi:
AKADEMİSYENLERE ÖNEMLİ BİR GÖREV DÜŞÜYOR
Coğrafyamız, kıtaları birleştiren ve dünyanın bütün önemli yollarının kesiştiği bir noktada yer alıyor. Bu coğrafyanın avantajları kadar zorlukları da var. Doğru stratejilerle gelenlerimize uygun bir kamu diplomasisi ile toplumumuz açısından önemli fırsatlar yakalayabiliriz. Coğrafyamızın güzelliğinin ve insan kaynağının doğru kullanılması çok önemli. Hem bu konuda hem de dışarıya karşı ülkece ortak bir söylem ve bakış açısının sağlanması konusunda akademisyenlere önemli bir görev düşüyor.
SAHİP OLDUĞUMUZ BİRLİKTELİĞİ ÇATIŞMAYA DÖNÜŞTÜRMEMELİYİZ
Türkiye’nin ülke dışında kamu diplomasisi yürüten kurumlarından Türk İş birliği ve Koordinasyon Ajansının faaliyetlerinden örnekler veren Dr. Çam, “Türkiye, geçmişi ve manevi birikimiyle dünyanın pek çok ülkesinden ayrışıyor. Sahip olduğumuz birlikteliği çatışmaya dönüştürmemeliyiz. Bu yolda siz gençlerin de üzerinde büyük bir sorumluluk var. Türkiye’nin tarihi yürüyüşünün sürmesi, geçmişi ve geleceği doğru okuyup ona göre hareket etmesinden geçiyor.

