DUMLU’DA BİR ŞAMPİYON
Aylar geçti, haftalarca geçti, günler geldi geçti ve o beklenen önemli gün geldi çattı. Dumlupınar Stadyumunda uzun yıllar sonra ilk defa bir Türkiye Süper liginde şampiyonluk yaşamış bir takım yeşil sahaya çıkacak.
Gönül ister ki keşke biz üst liglerde yer alsaydık ta bu takımla orada karşılaşsaydık. Ama maalesef bu iki takımın yolu 3. Ligde kesişti. Hiçbir zaman rakiplerimizi kendimizden üstün görmedim. Fakat yiğidin hakkını da teslim etmek delikanlılık gereğidir. Rakibimiz Türkiye’de şampiyonluğu İstanbul dışına çıkarabilen 2 kulüpten birisi. Şampiyonlar Ligi’nde oynamış bir Anadolu takımı. Anadolu’nun en önemli futbol motiflerinden birisi. Her hafta stadyumuna 43 bin insanı çekebilen bir marka. Daha ne denir ki. Söylediklerimize daha birçok şey ekleyebiliriz. 3 büyükler ile kısacası taraftar dili ile ” Bizans’ın Karşısındaki Uç Beyi” olarak nadir savaşan bir takım. Bu takımı Dumlupınar Stadyumunun zeminin de görmekte varmış. Gönül ister ki şu maçı süper lig ayarında olarak yapsaydık ama kader işte. Bizim bu kafa ile o noktalara gelmemiz imkânsız. Mevcut durumumuz da bile adeta yalvar yakar alınan paralar ile ligin zirvesinde yer alabiliyoruz.
Bu maçın skorunu bilmek zor. Bursaspor ligin başından bu yana temposunu biraz olsun kaybetse de çok az maçta sıkıntılı anlar yaşadı. Genel itibariyle sahadan istediğini çabuk alan ve skoru erken kopartan birtakım olarak izledik. Mavi şimşeklere gelince biz genel itibariyle finalleri seven bir takım değiliz. Play offlardan hatırlarsınız, biz bu tür gerilimi yüksek olan maçlardan bir türlü istediğimiz skoru alamıyoruz. Bu maça da bu düşünce olarak yaklaşırsak işimiz gerçekten çok zor. Hırsımız ve isteğimiz elimizde patlamamalı. Rakibi yenersek puan farkı 7 ‘ ye düşecek. Alacağı bir mağlubiyetin rakibinin moralini de bozacağını düşünürsek neden olmasın. Belki ‘O Sene Bu Sene’.
Saygılarımla…

