NG Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral

PORSELENLE SERAMİK EKMEKLE PASTA GİBİDİR

NG Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral Hürriyet Gazetesi Yazarı Gazeteci Zeynep Bilgehan’a verdiği röportajda gençlik ve iş hayatına dair eski albümleri ve iş hayatında başarı getirecek tüyoları anlattı.

İlimizin ithalat, ihracat ve istihdamına önemli katkılar sunan ve bünyesinde birçok yatırımları ile Kütahya’nın adını Dünya’ya tanıtan NG Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral verdiği röportajda “Eskiden her genç kızın çeyizinde bir yemek takımı olurdu. Şimdi evler küçüldü, gelinler 1 artı 1’e gidiyor. Tercihler değişti.” dedi.

GELİNLER ARTIK ‘1 ARTI 1’E GİDİYOR

“Eskiden her genç kızın çeyizinde bir yemek takımı olurdu. Şimdi evler küçüldü, gelinler 1 artı 1’e gidiyor. Tercihler değişti. Herkes yemeğe dışarı çıkıyor; şu an en popüler iş, otel ve restoranlara verdiğimiz ürünler. Gastronomi ürünleri de çok revaçta.”

PORSELENLE SERAMİK EKMEKLE PASTA GİBİDİR…

 Güral: “Porselenin anavatanı Çin. Avrupa’ya 1700’lerde Marco Polo getirmiş.” Porselen, seramik ve çini arasındaki fark ne? Yanıtı: “Porseleni sofrada, seramiği banyoda kaplama için kullanıyorsun. Hepsi topraktan yapılır ama toprağının cinsi, hazırlanışı, pişirme derecesi farklıdır. Ekmekle pasta gibidir. Meşhur Kütahya çinisi sanatsaldır. Gıda işinde kullanılmaz çünkü parlaklık veren sırın bünyesindeki kurşun sağlığa zararlıdır.”

BAŞARININ SIRRI YOK, İSTERSEN YAPARSIN

Güral, “Çok stres dolu günler de yaşadım ama bu işin tutacağına, başarılı olacağıma inandım. Kendime güvendim” diyor. Bugün Türkiye’de açtıkları onlarca fabrikayla beraber dünyanın çeşitli yerlerinde de fabrikaları var. Porselen işine seramik ve oteller de eklenmiş. İş hayatında başarının sırrı nedir? Yanıtı: “İş işi yarattı. Başarının anahtarı diye bir şey yok. Başarılı olmak istersen onun yolunu, yöntemini buluyorsun. Öğrencilere bir süre tecrübe için bir yerde çalışıp sonra kendi işlerini kurmalarını öneririm. Kendi işinizi kurmak, gönlünüze göre bir iş bulmaktan çok daha kolaydır. İnsan bir şey yapmak istiyorsa onun peşinden koşar, arar, araştırır, sorar… Bütün mesele hayal etmek. Telefonu birisi hayal etti yaptı. Kim televizyon istedi? Birisi yaptı, herkes peşinden koştu. Sıkıntılar olduğunda ona ‘kriz’ değil, ‘türbülans’ deriz. Türbülanslar da olur, geçer. Uçağı düşürmez.”

ÇOĞUMUZUN EVİNDE PORSELEN YOKTU

1970’li yıllarda kentin önde gelenleriyle Kütahya’ya bir ‘sektör’ oluşturmak üzere bir araya geliyorlar. Maliye Bakanı Mesut Erez onlara bir fikir veriyor: porselen! Güral: “1930’larda biliminsanları Türkiye’de her kent için sanayi sektörü önermiş. Kütahya için ‘porselen’ denmiş ama sonra kilim yapılmış. Mesut Bey ‘porselen’ deyince şaşırdık. Çoğumuzun evinde porselen yoktu, bakır, emaye kullanılırdı.”

AMACIM SİYASET DEĞİL SOSYALLİKTİ

Girdiği yerlerden biri Adalet Partisi Gençlik Kolları oluyor: “1963 yılında Gençlik Kolları’nda başkan yardımcısı, 1976’da il başkanı oldum. 1979’da senato ara seçimleri öncesi kaos olunca Süleyman Demirel bizi Ankara’ya çağırdı. İki gün sonra görevden alındık! Zaten amacım sosyal hayatın içinde olmaktı. Yıllar sonra 1998’de Süleyman Bey ile Çankaya Köşkü’nde karşılaştık. Sonra çok görüştük. Milletvekilliği tekliflerini hep reddettim. Milletvekili olsaydım bugünkü başarıların temelini siyasete bağlarlardı.”

ZOR, ZORLUK, ÇARESİZLİK… BUNLAR LÜGATIMDA YOK

1961’de mezun olduktan sonra babası onu karşısına alıyor ve diyor ki: “Oğlum okul bitti, şimdi iş hayatı başlıyor. Seni üniversiteye gönderemeyeceğim çünkü ortağımız dönen varlıkları alıp 65 bin lira borç bıraktı. Beraber çalışacağız.” Genç Nafi Güral iş hayatına ilk adımını böyle bir ‘zorluk’ içinde atmış. Nafi Bey bugün, “Zor olmayan şey yok” diyor: “Babam bana hiçbir zaman zorluk anlatmadı. Benim de kelime dağarcığımda hiçbir zaman ‘zor, zorluk, kriz, uyuşukluk, uyumsuzluk, çaresizlik, bıkkınlık’ kelimeleri olmadı. Biz hep olumlu tarafından bakarız.” Babasıyla kerestecilik işine başlıyor. Ona ‘üretim-satış’ kulvarında görev veriliyor. Ticaret lisesinden hatırladıklarıyla özellikle muhasebe işlerinde çok başarılı oluyor.