TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Kütahya İl Temsilciliği Basın Açıklaması

Saygıdeğer Kütahya Halkı ve Basın Mensupları,

Marmara Denizi’nde 23 Nisan 2025 tarihinde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki deprem, bölgemizde de hissedilmiş ve halkımız arasında haklı bir endişe oluşturmuştur. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Kütahya İl Temsilciliği olarak, bu depremin Kütahya’ya etkilerini bilimsel veriler ışığında değerlendirmek ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bu açıklamayı yapma gereği duyduk.

Kütahya, İç Batı Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve Simav Fayı, Kütahya Fayı gibi aktif fay hatlarının etkisi altında bulunan bir ilimizdir. Marmara Denizi’nde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki bir deprem, merkez üssüne yaklaşık 150-200 km mesafede bulunan Kütahya’da genellikle hafif ila orta şiddette (Mercalli Şiddet Ölçeği’ne göre IV-V düzeyinde) hissedilir. Bu büyüklükteki bir depremin sismik enerjisi, mesafe nedeniyle Kütahya’ya ulaşırken önemli ölçüde azalır. Bu nedenle, söz konusu depremin Kütahya’da yıkıcı bir etki oluşturması beklenmemektedir. Ancak, yerel zemin koşulları ve yapı kalitesi, depremin hissedilme şeklini ve muhtemel etkilerini değiştirebilir.

Marmara Denizi’ndeki 6.2 büyüklüğündeki deprem, Kütahya’da özellikle yüksek katlı binalarda daha belirgin olmak üzere hafif sarsıntılar şeklinde hissedilmiştir. Eşyaların sallanması, kapı ve pencerelerin titremesi gibi etkiler gözlemlenmiş, ancak can veya mal kaybı rapor edilmemiştir.

Kütahya’nın bazı bölgelerinde, özellikle alüvyon zeminler ve yeraltı suyu seviyesi yüksek alanlar, deprem dalgalarını yerel olarak artırabilir. Bu tür zeminlerde yapılaşmanın riskli olduğu daha önce de tarafımızca vurgulanmıştır. Örneğin, tarım arazileri ve yumuşak zeminler üzerine inşa edilen binalar, sarsıntıların etkisini daha fazla hissedebilir. Bu nedenle, yeni yapılaşmalarda zemin etüt raporlarına uygun hareket edilmesi hayati önem taşımaktadır.

Kütahya’da modern ve depreme dayanıklı binaların büyük çoğunluğunda hasar beklenmez. Ancak, eski ve dayanıksız yapılar ile zemin etütleri yetersiz olan binalarda hafif sıva çatlakları gibi küçük çaplı hasarlar oluşabilir. Vatandaşlarımızın, binalarının deprem güvenliğini kontrol ettirmesi ve gerekirse güçlendirme çalışmaları yapması kritik bir önlemdir.

Kütahya’da yeni yapılaşmalar, Jeoloji Mühendisleri Odası olarak daha önce belirttiğimiz üzere, sağlam zeminlere sahip bölgelerde, örneğin Hilalkent Mahallesi ve Parmakören’in kuzeybatısındaki alanlarda yoğunlaşmalıdır. Yumuşak zeminler ve fay hatları üzerindeki bölgeler imara açılmamalıdır.

Depreme dayanıklı olmayan eski binaların tespit edilerek kentsel dönüşüm kapsamına alınması acilen hızlandırılmalıdır.

Marmara Denizi’nde meydana gelen bu deprem, bizlere deprem gerçeğini bir kez daha hatırlatmıştır. Depremler doğal olaylardır ve engellenemez; ancak, bilimsel verilere dayalı planlama, sağlam zemin seçimi ve depreme dayanıklı yapılarla zararları en aza indirgemek mümkündür. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Kütahya İl Temsilciliği olarak, deprem riskine karşı alınacak önlemler konusunda yerel yönetimler, ilgili kurumlar ve vatandaşlarımızla iş birliği yapmaya hazırız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Yahya Daban
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
Kütahya İl Temsilcisi