BU HEYECANA YÜREK DAYANMAZ…

Mavi lacivertliler belki de kurulduğu günden bugüne kadar en rahat sezonunu geçiriyor. Yönetim üzerine düşeni, futbolcular ve teknik heyette sahada gerekeni yaparak ligde adeta fırtına gibi esiyorlar. Şu ana kadar her şey normal. Hatta normalden de öte. Harika. Biz bu kadar pozitif düşüncelere ve sorunsuz devam eden bir gidişata aslında hiç alışkın değiliz. Sadece son iki hafta da Nazilli Belediyespor’a masa başında ve ayak oyunları ile verdiğimiz şampiyonluk haricinde bu kadar ligi ezdiğimiz bir sezon yasamadık. Bu maceranın sonunda yıllardır beklenen sona kavuşursak teşekkür etmemiz gereken çok kişi var. Ama her şeyden ve herkesten önce ilk ve en büyük teşekkürü sevgili Güral Ailesine etmemiz lazım. Onların varlığı, isimlerinin bile Kütahyaspor ile anılması kulübe ve de camiaya ayrı bir ciddiyet ve özgüven kattı. Alelade bir statüsünden, arkasında ülkenin en büyük şirketlerinden birinin olduğu bir takım havasına girdik. Bizim haricimizde rakiplerimizin bile bakış açısı ve ciddiye açısı değişti.

**********

Sonuç itibariyle tabiri caizse paranın su gibi aktığı amacınız şampiyonluksa tüm kaynaklarınızı sonuna kadar kullanmanız gereken bir platformdur futbol. Dar gelirli takımların mucizeler yarattığı, kolej takımlarının esip gürleyip harikalar yarattığı ve şampiyon olduğu yıllar artık geride kaldı.  Birlik ve beraberliğin tahsis edilmediği, camiaların mutlu sona inancının olmadığı kulüplerde yolların sonu şampiyonluk olmuyor. Birçok bileşenleri aynı anda gerekli zemine oturtmanız gerekiyor. Şu anda grubumuzda en üst ligleri görmüş, Avrupa kupalarında bile ülkemizi temsil etmiş takımlar var. İzmir’in en eski Spor kulübünden, komşumuz Eskişehirspora, bir diğer komşumuz ve bir futbol şehri olan Balıkesir’e, uzun yıllar Süper Ligin gediklisi olan ve büyük takımların korkulu rüyası Altaya kadar grupta adeta yok yok. Bu grupta böyle bir cadı kazanında en yakın rakibe 8 puan fark atarak son 8 maçlık dönemece girmek her babayiğittin hakkı da değil.

**********

Sezonun en fazla gol atan ve en az gol yiyen takımı olmak, uzun bir yenilmezlik serisi yakalamak çok önemli. Hele hele Avrupa genelindeki tüm profesyonel ligler baz alındığında en fazla puan ortalamasına sahip olmak bile başlı başına bir reklam. Avrupa genelindeki tüm futbol otoritelerinin gözü şu an üzerimizde. Her ne kadar son haftalarda galip gelsek de ortaya konan futbol iyi sinyaller vermiyor. Takımın kazanma alışkanlığı ve de usta ayakların son dokunuşlardaki becerileri bizi korkulu rüya görmekten kurtarıyor.

************

Daha önceki zamanlarda yazdığım yazılarda ve YouTube de yaptığım programlarda sık sık dile getirdim. İyi futbolun ve saha içindeki ufak detayların masaya yatırılacağı dönemde değiliz. Atabildiğimiz kadar gol atıp, rakibi kendi ceza sahamızdan sokmadan puanları toplayabildiğimiz kadar toplamalıyız. Karşıyaka maçındaki gibi rezalet bir futbol tabikî hoşumuza gitmez ama o maçtaki şans son 8 haftada bir daha başımıza gelirmiş iş te o tartışılır. Bu kadar kotu futbola tabi ki eyvallah demeyeceğiz ama bu rezalete rağmen alınan 3 puanda altın değerinde.

**********

Nasıl şampiyon olunur tecrübesine her sene play offlara katılarak sahip olduk. Geride kalan son 5 sene içerisindeki yaptıklarımızı yapmazsak şampiyon olacağımızdan şüphem yok. Mersin, Mardin, Batman, Bursa gibi takımları analiz etsek başarının sırrını elde etmiş oluruz. Rehavete kapılmadan, ligin en iyi takımı olduğumuzu unutmadan ve de her şeyden önce yıpratıcı yorumlar yerine birlik ve beraberlik içinde bu sezonu şampiyon kapatabiliriz. Emin olun rakipler puan kaybı yaşayacak. Bizde ligin bitimine 3-4 hafta kala şampiyonluğu ilan etmiş olacağız. Sadece biraz daha sabır ve stadı doldurmanız lazım. Dolu statta Dumlu ya hangi takım gelse eli ayağı titretecek. Rakiplerin isimlerinden bağımsız olarak sadece doksan dakika takımımızı destekleyelim. Güzel günler yakın.

Saygılarımla