RÜYADAN UYANDIK
Rüya gibi bir sezona başlangıç. Kariyerinde tabiri caizse hiç boşu olmayan her sene şampiyonluk yaşayan bir teknik adamla anlaşmak. Ardından Güral Ailesini tam kadro mavi lacivertli renkler ile yeniden buluşturmak. Takıma daimi kendi malı olan bir otobüs kazandırmak. Vs. vs. v.s. Neyse ki devre arasında kendimize geldik.
Mükemmel bir başlangıç olduğunda anlamlıydık aslında. Biz her şeyin iyi gitmesine çabuk alıştık. Fakat biz Kütahya’da olduğumuzu ve konunun Bld. Kütahyaspor olduğunu unuttuk. Bizde her şey yolunda gidemez. Kısacası bizim için sorun yoksa sorun vardır kelimesi tam karşılığı oluyor. Mutlaka bir kaos, mutlaka bir maddi sıkışıklık, imkansızlık olmalı. Biz çevre iller gibi yada başarıyı kendisine esas amaç ilan eden bir şehir değiliz ki. Bizde Kütahyaspor bu şehir için her zaman bir kambur olarak görüldü. Hiçbir zaman bu kulübün aslında bu şehrin en büyük ve etkili markası olduğu gerçeğini bir türlü kavrayamadık. Ta ki Tavşanlı Linyit 1. Lige çıkınca anladık. Onunda karşısında durup düşüşünü izledik. O zaman belki bizde kıskanır yükseliriz derken onlarda bize benzedi, ya da onlarda özüne döndü diyelim.
Hayaller ve hayatlar demeliyiz bence. Sezona rüya gibi bir başlangıç. Sezon başlamadan önce kura çekiminin ardından Bursa Spor gibi bir devle aynı ligde olsak bile bu sene şampiyon biz olacağız düşleri. Sonuç olarak kovulmak nedir bilmeyen bir hocayı kovduk. Ligin 10 haftası yeni geçmişken taraftar ile topçular saha içerisinde restleşti. Yönetim henüz ligin ilk yarısının ortalarında para arayışlarına girdi ve kampanyalar ile çareler aranmaya başladı. Başkan Altınkaya’nın arkadaş ve akrabaları hiç bilmedikleri bir kulübe sadece hatır için para bağışladılar. Bizim hemşerilerimiz ise uyumaya devam ettiler ve halen de ediyorlar. Çünkü bu uyku halleri hoşlarına gidiyor. Vay benim Mavi Şimşeğim, sen koskoca bir ilin adını taşı ama herkes sırf bu yüzden sana düşman olsun. Böyle şeyleri başka memlekette insana fıkra diye anlatırlar. Ama biz bu fıkrayı HD kalitesinde bire bir canlı kanlı izliyoruz.
Lafın kısası şudur arkadaşlar. Bu takımın iki türlü ayakta ve hayatta kalma ihtimali var. Birincisi bu takıma Güral Ailesinin sahip çıkması. İkincisi de Kütahyaspor’a şehrin içinden yada dışından gelirler getirecek projeler bulmak ve bir an önce hayata geçirmek. Benzinlik, otopark yada herhangi bir sıcak para akışı sağlayabilecek akarları hayata geçirmek. Bunun başka da bir yol yok maalesef. Saygılarımla…

