TARİH YAZDIN ŞİMŞEĞİM
Tarihi günlerden birini yaşadık. Dumlupınar Stadyumunda. Konuk takımın namağlup unvanını silmek ve uzun yıllar sonra final niteliğinde bir maçı kazanmak elbette unutulmazlar arasına soktu bu büyük karşılamayı. Lideri yenmek, bu sezon bir maçta filelerini üç defa havalandıran ilk takım olmak bu maçı önemli kılan etkenlerin başında geliyor. Cenk Hoca kendisinden beklenen performansın çok üzerine çıktı. Kimse böyle bir dokunuş ve böyle bir şahlanma beklemiyordu. Kütahya Spor tarihinde az rastlanır bir yenilmezlik rekoruna doğru koşuyor. Skor olarak her ne kadar düşünülen ve hayal edilenin üzerinde olsak da maddi anlamda hiç iyi durumda değiliz.
Zafere adım adım gidiyoruz ama kasamız bomboş. Kulüp Başkanımız her zaman ve her yerde destek çağrısı yapıyor. Kampanyalar vesaire ile mali kaynak arıyor. Ama maalesef biz bir türlü aranan ve istenen rakamı bulamıyoruz. Geçtiğimiz hafta Dumlu ‘da ağırladığımız rakibimiz kendi evinde maçı 40 bin kişiden fazla taraftar önünde oynuyor. Bu sene stadı full olarak ilk defa Bursa maçında gördük. O da Bursaspor’un hatırına oldu desek yeridir.
Geçtiğimiz günlerde komşu takım Bursa Spor yönetimi maddi imkânları arttırmak için üyelik kampanyası başlattı. Kampanya baslar başlamaz iki bin kişi üye oldu. Bizim hatıra biletlerimiz iki bin kişi sattı mı acaba merak ediyorum. Bu ne demek aslında biliyor musunuz? Şehir şampiyonluğa takımdan fazla inanmış. Daha önce Avrupa liglerinde top oynamanın tadını alan bir şehir takımının bu duruma düşmesi zaten en büyük yanlısı. Biz şampiyonluk yolunda bizden çok daha üst seviye bir takımla yarış halindeyiz. En garibi de ekonomik olaraktan bu yarışın içerisindeyiz. İnanın bana böyle bir yarışta böyle bir takıma bu kadar yaklaşmak bile başarı.
Bu ekonomik şartlarla bu ilgisizlik ile Türkiye’nin en büyük ilk on şehri arasındaki bir takıma bir şehre kafa tutuyoruz. Bu yarışa ne can dayanır ne de bizim gibi ufak tefek gelirleri ile ayakta durmaya çalışan takımlar dayanır. Burada Belediye başkanına büyük bir iş düşüyor. Seçim öncesinde, seçim vaadi olarak Kütahya Sporun adını nasıl kullanıyorsanız şimdi de üzerinize düşeni yapın. Vaat vermekle gemi yürümüyor. En azından kongredeki konuşmanızı hatırlayın. Âlim Başkan ne verdiyse ben iki katını veriyorum demeyecektiniz. Bol keseden sallarken düşünecektiniz. 30 milyon rakamı öyle bir nefeste söylenecek rakam değil. Orada herkes yüzünüze ‘atma Müslüman, din kardeşiyiz’ edası ile bakarken siz bir gazla söylediniz. Kapalı ortamlarda Kütahya spor dan kurtulmak için arayış içerisinde olduğunuzu biliyoruz. Kulaktan kulağa da değil artık. Alenen bu konuşuluyor. Uzun lafın kısası Belediye olarak bu konuyu ya tam sahiplenin yada bir cesaret gösterip yokum deyinde herkes kendi başının çaresine baksın.
Saygılarımla…

