STRES ATTIK

Mavi lacivertliler sezon açılışından bu yana beklenen stresi ligin ikinci sırasındaki Düzce spor karşısında attı. Geçtiğimiz senelerde rakip takımla yaşanan gerginlikler yer yer bu maçta da yaşanırken mavi şimşekler bu gerginlikten uzak adeta futbol adına gözlerimizin pasını aldı.

Haftalardır sergilenen kötü performansı ve beklenmedik skorları sert bir şekilde eleştiren kişilerin belki de başında geliyorumdur. Fakat geçtiğimiz hafta sonu herkes gibi benimde dilim tutuldu. Bu güne kadar bizim izlediğimiz takımla Düzce Spor karşısında izlediğimiz takım arasında hiçbir bağlantı yok. Ya biz başka bir takımı izledik bu zamana kadar yada bu arkadaşlarında bu kötü gidiş canlarına tak etti. Amacımız kazanan bir Kütahyaspor görmek. Hiçbir futbolcu kardeşimiz ile birebir bir takıntımız yok. Tek takıntımız Kütahyaspor’un içinde bulunduğu ligdeki ve kulüpteki kötü hava. Ligin ikincisine ve şuana kadar grup maçlarında sadece 2 maç yenilgi yüzü görmüş bir takıma 4 gol atmak ve sahadan silmek kimsenin harcı değil. Fakat bizim çocuklar bunu adeta güle oynaya yaptı.

HAKEMİ DE YENDİK

Şu konuya da değinmek istiyorum. 4-1 gibi ligde tüm gözlerimizi üzerimize çektik ama biz sadece rakip takımı yenmedik. Biz sahaya Düzce Spor’un puan almasını kendisine görev edinen hakem üçlüsünü de yendik. Belki de uzun zamandır bu kadar kötü ve bu kadar yanlı bir hakem triosu görmedim, izlemedim. Bizim bu maçtan aldığımız skorun 3 farklı olmasının tek sebebi orta hakemdir. Bu fark çok daha fazla olabilirdi. Taç atışında baktı ki bizim çocuklar topu kaptı ve gol olma ihtimali çok yüksek, hakem hemen taç atışının yanlış olduğuna karar verdi. Tüm stat gibi futbolcular da çıldırdı. Haklı olarak ta isyanlarını en üst perdeden gösterdiler. Benim görebildiğim kadar en az yüzde yüz penaltımız verilmedi. Orta sahadaki tüm pozisyonlarda takdir hakkını konuk takımdan yana kullandı. Bir çok ciddi atağımız daha başlamadan hakem tarafından durduruldu. Rakip takım oyuncularının birbirlerine çarptığı pozisyonda bile Düzce Spor aleyhine faul verdi. Kısacası bazen sadece rakibiniz değil, hakem grubunu da yenmeniz gerekir sözünü bu maçta yakından izledik. Hakem grubu için verilen not kaç üzerinden kaç olur bilmiyorum ama mavi lacivertlilere gönül veren taraftarlar bu hakemi uzun bir zaman unutmazlar gibime geliyor.

ZEMİN KÖTÜ, STAT BOŞ

Ligin başlaması ile bu sene yine şampiyonluk sözleri ile Bismillah dedik. Fakat bu denli kötü bir zemini hiç hesaba katmadık. Bırakın futbol oynarken sakatlanmayı, Dumlupınar Stadında yürürken bile sakatlık geçirebilirsiniz. Topu sürmek bir yere düz koşu yapanı bile tebrik etmemiz gerekiyor. Bu zeminle ilgilenen kişi yada kurumlar bütün bir yaz ne yapmış merak ediyorum. Devletimiz spora ve sporcuya yatırım yaparken, sanırım Kütahya’mız bu konudan muaf tutulmuş. Bunun başka bir izahı yok.

Gelelim stadımızın boş olmasına. Ligimizde Bursa Spor gibi bir dev var. Türkiye liglerinde en fazla stat doluluğunda Süper Lig takımlarının bile önündeler. Maddi kaynak anlamında seyirci geliri olarak her maç ciddi miktarda parayı kasalarına koyuyorlar. Fakat maalesef ki bizde bu iş böyle olmuyor. Her sene şampiyonluk parolası ile girdiğimiz yarışa ya erken havlu atıyoruz ya da süre gelen kötü performans ile taraftarımızı küstürüyoruz. Şampiyonluğa inanıyorsak stattaki yerimizi almalıyız ve skordan bağımsız olarak takımımıza son nefesimize kadar destek vermeliyiz. Lafın kısası ben TFF başkanının geldiği Bornova maçında, ligin ikincisi olarak Kütahya’ya gelen Düzce spor karşılaşmasında da en az 7-8 bin seyircimizin gelmiş olmasını beklerdim, isterdim. Düzce Spor karşısında sergilenen mükemmel futbolu ikinci yarının ilk maçında Tokat Spor karşısında da sürdürürsek stadımızın dolacağına inanıyorum.

DESTEK SÖZÜ VERENLER NEREDE

Uzun bir maratondayız. Ligin sonunda şampiyon olmak için kenetlenmek şart. Bu sadece yönetimin üstleneceği ve altından kalkabileceği bir yük. Hiçbir yöneticimiz bu takımın maaliyetini kaldırabilecek güçte değil ilaveten böyle bir zorunluluğu da yok. Sene başında kongre de 30 milyon TL Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Güral ailesinin haricindeki değerli iş verenlerimiz nerede. Takımın uçuşa geçmesi için iyi skorlara iyi skorların alınması içinde paraya ihtiyacı var. Maddi olarak sıkıntıların olduğundan futbolcularında haberi var arkadaşlar.

Üst düzey işverenler ile yapılan toplantıdan ne sonuç çıktı. Kim ne kadar verdi. Belki o firmaların sahipleri Kütahyalı değil ama parayı buradan kazanıyorlar. Tabi ki de para kazandıkları için her hangi bir vergi verecek değiller ama en azından bu şehirdeki her hangi bir şeyin ucundan tutmaları ya da destek vermeleri gerekir. Ben Kulüp Başkanı Sayın Osman Altınkaya’dan eğer yardım yapıldıysa kimin ne kadar yardım yaptığını açıklamasını istiyorum. Toplantıya katılan ve yardımdan uzak duran firmalarında açıklanmasını bekliyorum ki kim ne yapmış kim ne yapmamış bilelim. Bilelim ki dostumuzu düşmanımızı bilelim.

TAKVİYE ŞART

Takımın son dört maçta bileği bükülmedi. Belki de hoca değişikliği iyi geldi diyebiliriz. Her ne olursa olsun takımın şuana kadar sergilediği performansı baz alırsak takıma takviyenin şart olduğu da aşikar. Orta sahaya ve defans hattına iyi isimler lazım. Şampiyonluğu zikrediyorsak bu takviyeler elzem. Hücuma yönelik takımı itebilecek, forvet hattındaki isimleri besleyebilecek isim lazım. En azından şuan ki tabloya göre bizim en az 3-4 tecrübeli ve gelir gelmez fark yaratabilecek isme ihtiyacımız var. Bu ekonomik tabloda ne kadar olabilir bilmiyorum ama şampiyonluk zor değil. Bu Bursa spor illaki düşüşe geçecek. İllaki kendi evinde olmasa da deplasmanda puan kaybedecek. Bizim bu kayıpları artıya çevirmemiz lazım. Biz bundan sonra her maçı kazanıp rakiplerin puan kaybetmesini bekleyeceğiz. İşimiz zor ama imkansız değil. Sadece yönetime maddi takıma da manevi anlamda destek vermemiz lazım. Saygılarımla….